14 Ağustos 2015 Cuma

Kitap Tag

Bu mimi taslaklarımın arasında buldum. Ve kimin etiketlediğini bilmiyorum. Hey, her kimsen teşekkür ederim! :D Hadi mime geçelim.

1.Kışın okumalık favori bir kitabın var mı?
Sanırım buna Kristin Hannah cevabını verebilirim. En sevdiğim yazarlar arasındadır ve içinizi ısıtacak hikayeler yazıyor resmen! 

2. Kapağı mavi olan bir kitap?
Başka Dilde Aşk!! 9. blog turumuzla tanıştığım bir kitaptı. Yeri bende ayrıdır. Çok sevmiştim. 

3. Yılbaşı ağacında yıldız olarak kullanabileceğin bir kitap?
Colleen Hoover - Yeni Bir Umut diyebilirim sanırım. Aslında bir sürü kitap sayabilirim ama ilk bu aklıma geldi. Yine enlerimden bir kitap. Umutsuz'un devam kitabı. *.*

4. Birlikte kış tatiline gideceğin bir kitap karakteri?
Ayy. Ne desem bilemedim! Hepsini aynı anda götüremiyor muyuz? Imm, hayır mı? *.* Tamam o zaman oyumu Archer'dan yana kullanıyorum. Başka Dilde Aşk'ın baş karakteri. Onunla bir tatil... Süper olurdu heralde. *.*

5. Bu sene için listende olan bir kitap?
Sonsuza Kadar - Natasha Boyd. "Aşka Var Mısın?" kitabının ikincisi. Birinci kitap acayip bitmişti ve hala okuyamadım ikinciyi. Acayip merak ediyorum. Aşka Var Mısın yorumu için tık tık.

6. Favori tatil içeceğin, atıştırmalığın ve filmin?
Favori içeceğim meyveli soda, atıştırmalık patlak mısır. Ve filmim (bu yaz için) Hadi İnşallah. *.*

Beni mimleyeni hatırlamıyorum ama ben  Kitaphane ve Kozmo Kitap'ı mimliyorum. Hadi bakalım sizin cevaplarınız ne olacak acaba. :)

Bu arada herkese açıktır. İsteyen alıp cevaplayabilir. :)


YAZ ETKİNLİĞİ


Yazın sonlarına gelsek de bu etkinliği görünce kaçırmayayım dedim.  Zaten üniversite işlerinden dolayı uzun zamandır bloga yazı giremiyorum! Bununla güzel bir başlangıç yapalım. Ne dersiniz? Hadi ilk soruya geçelim. ;)

1) Klasik bir soruyla başlayalım; senin için 3 kelimeyle yaz mevsimi neyi ifade ediyor?

Kitap, uyku, internet!

2) Yaz aylarında ne sıklıkla kitap okuyorsun?

Eskiden olsa 10 günde 9 kitap bitirebilirdim! Ama bu yaz 2-3 kitap anca okudum sanırım. Üniversite tercihleri, yerlerin açıklanması, kayıt, yurt derken kafam çok meşguldü. Eski formuma dönmem lazım. ^^

3) Yaz aylarına daha uygun olduğunu düşündüğün kitap türleri var mı?

Aslında yaza kışa göre kitap ayırmıyorum ama aşk süper giderdi sanırım. Şöyle sahil kasabasında geçen bir aşk romanına kim hayır demez?

4) Plajda kitap okuyanlardan mısın? Eğer öyleyse en son hangi kitabı okudun?

Plajda kitap okumam. Pek plaja gittiğim de söylenemez zaten. Sanırım bu yüzden. :D

5) Ve son sorumuz; senin için yaz mevsimi hangi renktir?

Pembee! En sevdiğim renklerden biridir. Kışım siyah, yazım pembe! Özellikle ton isterseniz de fuşya diyebilirim. ;) 

Evet benim cevaplarım bu kadar. Ya sizinki? İsteyen herkes cevaplayabilir! Hadi bakalım pamuk eller klavyeye. 
Özellikle kızlar size diyorum! Kitap Sahili ve Kitap Tiryakisi. Sizin cevaplarınız ne olacak bakalım. :)


KVBT 10. Tur 2. Gün | Sağdıç - Jennifer L.Armentrout | Alıntılar


Gamble Kardeşler serisi başlıyor! 
Madison Daniels çocukluğundan beri, ağabeyinin en iyi arkadaşı Chase'e âşıktı. Gamble kardeşlerin yakışıklı, dürüst, başarılı, komik… ve inanılmaz seksi Chase'ine. Büyük bir sorun vardı. Chase annesine korkunç günler yaşatan çapkın babası gibi biri olmaktan korktuğu için daima geçici ilişkiler yaşamayı tercih ediyordu. Madison'dan çok hoşlanmasına rağmen onu çoktan gözden çıkarmıştı.
Madison ve Chase, Madison'ın ağabeyi Mitch'in düğününde sağdıç ve nedime olarak bir araya geldiler... Romantik bir düğün, küçük bir yanlışlık ve bastırılmış tutkular… Olacaklara kim engel olabilirdi ki… 
LUX serisi, Kış Güneşi ve Saplantı'nın dünyaca ünlü yazarı Jennifer L. Armentrout'tan tutku dolu bir hikâye...
(Tanıtım Bülteninden) 
Seri Adı: Gamble Kardeşler
Seri Sırası:1
Yazar: Jennifer L. Armentrout
Tür: Romantik / Kurgu / Yabancı
Orijinal İsim: Tempting the Best Man
Sayfa sayısı: 168
Yayın Tarihi: Temmuz 2015
Goodreads Puanı: 3.75


10. turumuzdan herkese merhabalar! Tur kitabımız DEX Plus etiketiyle çıkan Jennifer L.Armentout'un yazdığı Gamble Kardeşler Serisi'nin ilk kitabı olan Sağdıç. 168 sayfacık olan kitabın tadı damağınızda kalıyor. Ama şunu söylemeliyim güzel saatler geçirip hoş bir kaçamak için gayet uygun bir kitap! Şiddetle önerilir. *.*

Uzun uzun yorum yapmak isterdim ama uzun yorumumu turun son günü paylaşacağım. O yüzden uzatmadan sizi birbirinden güzel alıntılarla baş başa bırakıyorum!

ALINTILAR

Maddie'ye bunu yapamazdı. O mükemmel bir kızdı.
Başını diğer tarafa çevirerek çaresizce bir karar vermeye çalıştı. "Senin için yeterince uzun tişörtlerim var." (Chase)
_______________
Chase, Madison'un yanından geçerek basamakları çıktı. Bir kez daha yüksek sesle küfredip kapıya vurunca Madison yüzünü buruşturdu.
Madison onu bir anda merdivenin tepesinde gördü. Ellerini beline koymuştu."Lütfen düşündüğüm şeyi söyleme. "
"İçeride kilitli kaldık."  (Madison)
_______________
Döndü ve gizlenecek lanet olası bir sandık bulmak için basamakları indi çünkü gözyaşları gözlerini yakıyordu ve ne kadar korkunç davrandığının farkındaydı.
Kendini rezil ediyordu. Yine.  (Madison)
_______________
Bir anda basamağın ortasındaydı ve sırtı duvara yaslanmıştı. Chase'in bedeni onunkine yakındı.
"Söyle bana," dedi Chase alçak ve derin bir sesle. "Senden hoşlanmıyor gibi miyim sence?" (Madison)
_______________
Madison yutkunmaya, nefes almaya çalıştı ama gözleri Chase'in gözleriyle karşılaştı. Bakışında acı bir yoğunluktan başka bir şey yoktu. Madison onun bakışında hapsolup yok oldu. (Madison)
_______________
"Beni çılgına çeviriyorsun,tamamen delirtiyorsun. Bunu biliyor musun? Bahse girerim biliyorsundur."
Beynindeki çığlık atan ve binlerce uyarı gönderen sesi susturan Madison, Chase'in omuzlarını sıkıca tuttu ve başını geriye atarak ona istediği yolu açtı. (Madison)
_______________
"Bu belki düzeni bozuk başka bir dünyada ağabeyim ve senin için uygun olsa bile, benim için asla olamaz."
Ve sonra Madison hayatında asla yapmadığı bir şey yaptı.
Chase'in yanağına bir tokat attı.  (Madison)
_______________
Ay yükselmiş ve solgun ışığı tahta kepenklerden içeri girmeye başlamıştı ki kapı açıldı. Chase'in ayak sesleri sessizliği bozdu.
"Maddie?"
Madison nefesini tutarak uyuma numarası yaptı. Tam bir yetişkin gibi.  (Madison)
_______________
Chase hafifçe gülümsedi ve göz göze geldiler. "Seni istiyorum."
Madison'un nefesi kesildi. Kalbi yeniden umutla çırpınmaya başladı. Chase'le hayat lunaparktaki hız trenlerine binmek gibiydi. Yukarı. Aşağı. Yukarı. Aşağı. (Madison)
_______________
Madison titrediğini fark edene kadar dolabın önünde durdu.
Chase onu terk etmişti.
Gerçekten terk etmişti.
...
Chase onu yerle bir etmişti.  (Madison)
_______________
Hissettiği keskin acı kalbini parçalıyordu. Derin bir nefes aldı ama sanki hiç nefes alamıyormuş gibiydi. Bacakları hareket ediyor ama onları hissetmiyormuş gibiydi.
Ne istediğine dikkat et.
Evet, dikkat etmesi gerekiyordu çünkü istediğini elde etmişti ve beş kiloluk bir ağırlık gibi midesine oturmuştu. (Chase)

DEX'in sayfasına ulaşmak için tık tık.
Facebook çekilişine ulaşmak için tık tık.




3 Haziran 2015 Çarşamba

KVBT 9. Tur 2. Gün | Başka Dilde Aşk - Mia Sheridan | Yazar Tanıtımı


New York Times, USA Today ve Wall Street Journal Çoksatan Romanı Başka Dilde Aşk, korkunç bir gecenin hatıralarına zincirlenmiş bir kadının ve sevgisiyle o zincirleri kırabilecek adamın hikâyesi. Geçmişin acı yüklü izlerini taşıyan sessiz bir adamın ve sesini bulmasına yardım edebilecek kadının hikâyesi. Acının, kaderin ve aşkın iyileştirici gücünün hikâyesi…
(Tanıtım Bülteninden)Orijinal Adı: Archer's Voice
Seri Adı: Sign of Love
Sayfa Sayısı: 392
Baskı Yılı: 2015
Dili: Türkçe
Yayınevi: Yabancı
Seri Sıralaması: 4
Toplam Kitap Sayısı: 4
Değerlendirme: 4.5/5


MIA SHERIDAN

Mia Sheridan,New York Times,USA Today ve Wall Street Journal çok satan yazarıdır.Onun tutkusu, birlikte olmaları kaderlerinde olan insanlar hakkında gerçek aşk hikayeleri yazmaktır. Mia Sheridan, eşi ile birlikte Cincinnati,Ohio'da yaşamaktadır. Onlar dünyada dört,cennette bir çocuğa sahiplerdir.

İletişim Bilgileri
www.miasheridan.com
@MSheridanAuthor

Yayınlanmış Kitapları
*Leo
*Leo's Chance
*Stinger
*Archer's Voice (Başka Dilde Aşk )
*Becoming Calder
*Finding Eden
*Kyland

Not: Mia gerçekten çok tatlı bir yazar. Öyle ki ne mesaj atsan cevap veriyor. İçtenlikle. Bu yüzden kendisine çok teşekkür ediyoruz. Thank you Mia.  ^^

Son olarak Mia Sheridan'ın Türk okuyucuları için bir mesajı var! ^^

“Bu kadar küçük bir hayal olarak başlayan şeyin, karakterlerimi dünyanın dört bir yanında götüren, çok sevdiğim kariyerime dönüşmesine inanmak benim için öylesine zor ki! Kitabımın özellikle Türkiye’de çıkmış olması beni mutlu etti ve onurlandırdı.
Hepinize ve her birinize kalbimin en derinlerinden gelen bir teşekkür ediyorum!

                     -Mia Sheridan."



2 Haziran 2015 Salı

KVBT 9. Tur 1. Gün | Başka Dilde Aşk - Mia Sheridan | Yorum + Çekiliş

New York Times, USA Today ve Wall Street Journal Çoksatan Romanı Başka Dilde Aşk, korkunç bir gecenin hatıralarına zincirlenmiş bir kadının ve sevgisiyle o zincirleri kırabilecek adamın hikâyesi. Geçmişin acı yüklü izlerini taşıyan sessiz bir adamın ve sesini bulmasına yardım edebilecek kadının hikâyesi. Acının, kaderin ve aşkın iyileştirici gücünün hikâyesi…
(Tanıtım Bülteninden)
Orijinal Adı: Archer's Voice
Seri Adı: Sign of Love
Sayfa Sayısı: 392
Baskı Yılı: 2015
Dili: Türkçe
Yayınevi: Yabancı
Seri Sıralaması: 4
Toplam Kitap Sayısı: 4
Değerlendirme: 4.5/5

Vampirler'in yeni turundan herkese merhabalar! Yeni turumuz bomba gibi! Yabancı Yayınları'ndan çıkan Başka Dilde Aşk. Yabancı Yayınları'na tur için teşekkürlerimi sunuyorum. Özellikle bitmek tükenmek bilmeyen sorularımızı yanıtladıkları için. :D İyi ki varsınız. :)

Şöyle bir nokta var ki kitabın turunu aldığımdaki mutluluk kitabı okuyunca beşe ona katlandı resmen. Zaten Yabancı Yayınları'nın kitaplarını seviyorum. Aralarına mükemmel bir tanesi daha eklendi.

Başka Dilde Aşk'a tek kelimeyle BA-YIL-DIM. Sanırım başka türlü tarif edemezdim. Her karakteri ayrı bir güzel, her satırı ayrı bir mutluluktu.

Archer... Sessizliğin arkasındaki en güzel sesti. Onun sesi her şeydi.

Archer'ı o kadar sevdim ki. Korkuları, masumluğu, tutkuları, sevgisi, yalnızlığı... onu o yapan her şey çok güzeldi. Özellikle Archer'ın ağzından anlatılan kısımları daha bir güzeldi. Onun iç dünyasından duygularını bire bir duymak çok hoştu.

Kitap Bree'nin her şeyden kaçıp küçük bir kasabada ev tutmasıyla başlıyor. Hayatını düzene sokmak istediği için bir işe giriyor ve Maggie ile tanışıyor. Maggie onun dert ortağı oluyor.

Bir gün marketten çıkarken elindeki torbalar yere saçılıyor ve bir adamın ayağının tam dibine düşüyor. Kapüşonlu, saçları uzun bu adamla sohbet etmek istese de adam onunla hiç konuşmadan gidiyor. Sonradan onu araştırdığında ise bir kaza geçirdiğini ve konuşamadığını öğreniyor. Ve hiç tanımadığı bu adam için üzgün hissediyor. Hatta biraz etkilenmiş. Ve asıl hikaye burada başlıyor. Kasabanın hiç umursamadığı hatta bazılarının deli dediği bu adama karşı kimsenin yapmadığını yapıyor. Onunla konuşuyor, ona insan olduğunu hatırlatıyor ve bu adama geri dönülemez biçimde aşık oluyor. Ve kendini Archer'ın sesinde kaybediyor.

Kitap gayet akıcıydı. Hatta LYS yüzünden gizli saklı okuduğumu itiraf ediyorum. Ders çalışmayıp gece 3'e kadar okuduğum da doğrudur. Pişman mıyım? Asla! Yine olsa yine okurum. Çünkü birçok kitaptan farklı bir şeyler vardı içinde. Hem konusu değişikti. Yani işaret diliyle anlaşan iki insanın arasındaki olağanüstü iletişim vardı kitapta. Bu konuyu çok sevdim. ( İşaret diline merak saldım bu kitap sayesinde. *.* ) İşlenişi de çok güzeldi. Hem de diyaloglar çok güzeldi.

Aslında karakterlerin hepsine tek tek değinmek istiyorum ama Archer varken diğerlerini gözüm görmedi pek. Çok sevdiğim karakterler vardı, çok da nefret ettiklerim. Ama Archer hepsini gölgeledi. Bree'ye olan hisleri, bakışları resmen kitaptan hissediliyordu. Bir an düşündüm...acaba beni böyle seven biri olsa ne yapardım diye, nasıl olurdu diye... Ne yalan söyleyeyim tahmin bile edemiyorum. Sanırım bir müzeye kilitlerdim, giriş çıkışları yasaklardım. :')

E bu kadar övdükten sonra 5 yıldızı hak etmiyor mu sizce de? 5 vermemin sebebi inanın en iyi puanın 5 olması. Siz onu 5 üzerinden 10 diye düşünün. Hak ediyor. ;)
a Rafflecopter giveaway











5 Mayıs 2015 Salı

Kurucunun Kızı - Emy Engel | Tanıtım - Ön Okuma - Çekiliş




Dehşet verici bir nükleer savaş sonrası Amerika Birleşik Devletleri büyük ölçüde yok edilmiş, sadece küçük bir grup hayatta kalmıştı. Geriye kalanları kimin yöneteceği konusunda Lattimer'lar ve Westfall'lar arasında çıkan savaşı Westfall ailesi kaybetmişti. Ve beş yıl sonra barış ve kontrol, her yıl yapılan bir törenle, kaybeden tarafın kızları ile kazanan tarafın erkeklerinin evlendirilmesiyle sağlanmaktaydı.
Bu yıl benim sıram gelmişti. Benim adım Ivy Westfall ve görevim basitti: Başkan'ın oğlunu, müstakbel kocamı öldürmek ve Westfall ailesinin gücünü geri kazanmasını sağlamak. Ama görünen o ki, Bishop Lattimer ya çok yetenekli bir oyuncu ya da ailemin iddia ettiği gibi kalpsiz, zalim bir çocuk değil. Hatta beni bu dünyada gerçekten anlayan tek kişi bile olabilir. Ama kaderimden kaçmama imkân yok. Ben Westfall mirasını geri alacak kişiyim. Bishop ölmeli. Ve onu öldüren ben olmalıyım…
"Bir oturuşta okudum. İ-NA-NIL-MAZ-DI! O nasıl bir sondu öyle?!" - Wendy HIggIns, Tatlı Şeytan ve
-Tatlı Tehlike romanlarının yazarı-
"Etkileyici ve ince düşünülmüş bir dünya, merak uyandırıcı bir başlangıç, cesur bir kahraman." ?
- KIrkus RevIews-
"Güçlü karakterler, karmaşık ilişkiler, politik entrikalar ve ihanet, kitabı elinizden bırakmanıza engel olacak; daha fazlası için sabırsızlanacaksınız!"
-School LIbrary Journal-
"Kurucunun Kızı'nda bir distopyada arayacağınız her şey var: tüyler ürpertici bir olay örgüsü, heyecan verici karakterler ve her kelimesi özenle yazılmış bir hikâye."
-InsIghtful MInds RevIews-
(Tanıtım Bülteninden)
Sayfa Sayısı: 272
Baskı Yılı: 2015
Dili: Türkçe
Yayınevi: Yabancı


Ön Okuma 

“Hepinizin bildiği gibi,” dedi, “gencin ismini okuyaca­ğım, o da öne çıkacak. Sonra zarfı açacağım ve karısı ola­cak kızın adını okuyacağım.” Aşağı, bize baktı. “Lütfen is­miniz okunduğunda sahneye çıkın. Eğer bittiğinde isminiz okunmadıysa, bu sadece komitenin bu seneki oğlanların hiçbiriyle iyi bir eşleşme yakalayamadığınıza karar verdiği anlamına geliyor.” Bize canlı bir gülümseme verdi. “Bunda utanılacak bir şey yok,” dedi, “elbette.” Ama seçilmemek utanç vericiydi; herkes bunu biliyordu. Kimse yüksek sesle söylemiyordu ama kimseyle eşleşmemesi kızın suçuydu. Her zaman kızda bir şey eksik bulunurdu, asla öbür türlü olmazdı.
Çağırılan ilk isim Luke Allen’dı. Sarışındı, burnuna sa­çılmış esmer şeker gibi çilleri vardı. Bayan Lattimer önünde ismi yazlı zarfı yırtıp açarken gözleri biraz büyüdü, krem kartı çıkardı. “Emily Thorne,” diye çağırdı. Arkamdan hışırtı ve heyecanlı mırıldanmalar geldi, kafamı çevirdim. Ufak tefek, karamel saçlı kız kendi sırasında oturan kızların dizlerini geçti. Merdivenlerden sahneye ilerlerken birazcık tökezledi ve Luke elini almak için aceleyle öne ilerledi. Bazı kızlar, sanki bu gördükleri en romantik hareketmiş gibi iç çektiler ve ben gözlerimi yuvalarında, yerli yerinde durması için zorladım. Luke ve Emily rahatsızca dikildiler, birbirleri­ne kaçamak bakışlar attılar, sonra sıradaki çiftin ilan edilme­si için sahnenin kenarına kışkışlandılar.
Kalın zarf yığınını bitirmek saatler sürmüş gibi geldi. Ve o zaman bile oturan bir sürü kız vardı, yanımda olan da dâhildi. Bayan Lattimer son zarfı tutarken yanaklarından gözyaşları akıyordu. Ona sevinmesini, bu akşam eve gide­bileceği ve gelin olmak dışında hayatında neleri başarmak istediğine karar verebileceği için mutlu olmasını söylemek istedim. Ama sözlerim soğuk bir rahatlatma olacaktı. Çün­kü herkesin bu kız hakkın hatırlayacağı tek şey, eve evlen­meden döndüğü ve günün sonunda seçilmemiş olduğuydu.
Bayan Lattimer omzunun arkasından kocasına baktı ve başkan ayağa kalktı, podyuma yaklaştı. Uzun bir adamdı; oğlunun boyunu nereden aldığını görmek kolaydı. Koyu saçları zamansız şakaklardan grilerle lekelenmişti, çene­sindeki çukur güçlüydü. Soluk mavi gözleri kalabalığı in­celedi, benim üzerimde duraksadı. Omuriliğime bir titre­me geldi ama bakışlarına karşılık verdim.
“Bugün özel bir gün,” dedi. “Normalde olduğundan daha da özel. Yıllar önce, savaştan sonra, nasıl tekrardan inşa edeceğimize dair anlaşmazlık vardı. Nihayetinde iki taraf bir uzlaşmaya varabildi.”
Savaşı bir anlaşmazlığa, mecbur bırakılmayı uzlaşmaya döndürmesini ilginç buldum. Bize anlattığı hikâyelerdeki kelimeleri çarpıtmada hep uzman olmuştu.
“Hepinizin bildiği gibi, babam Alexander Lattimer en sonunda kontrolü ele geçiren gruba liderlik etmişti. Ve Sa­muel Westfall ona karşı çıkmış ancak zaman içinde, gele­cek için babamın vizyonunu kabul etmişti.”
Bu yalandı. Büyük babam asla Westfall için Lattimer’ın vizyonunu kabul etmemişti. Demokrasiyi, insanların oy hakkının olmasını ve hayatları hakkında söz sahibi olabil­melerini istemişti. Sürekli büyüyen, hayatta kalmayı başa­ran grubu, bu şekilde tutarak ve yerleşecek bu yeri bula­na dek sürekli hareket ederek yıllarını harcamıştı. Sonra kendisi ve soyundan gelenler için bir hanedanlık isteyen Alexander Lattimer tarafından hepsi elinden koparılıp alınmıştı.
Kafamı kalabalıktaki babama ya da Callie’ye çevirme­ye cesaret edemedim. Bunca yılın ardından duygularını saklamakta becerikliydiler ama ben gözlerindeki öfkeyi okuyabilirdim ve kendi gözlerimde gözükmesine izin ve­remezdim.
“Ve bugün, ilk defa bir Lattimer ve Westfall arasında bir evlilik oluyor,” dedi başkan Lattimer gülümseyerek. Bana içten göründü ve belki de öyleydi. Ama ben ayrıca bu evliliğin onun için ne demek olduğunu da biliyordum. Gücünü sabitlemek için başka bir yoldu ve buna çok mem­nundu. Babamdan sonra başka bir Westfall olmayacaktı. Başkan Lattimer için Westfall soyunun sona ermesi yeterli değildi; benim çocuklarımı da Lattimer’lara çevirmeliydi.
“Şimdiye dek ailelerimizden hiçbiri kız üretmekte pek başarılı olamamıştı.” Başkan Lattimer devam etti. Kalaba­lıktan hafif gülüşme sesleri geldi ama kendimi katılmaya zorlayamadım, katılmam gerektiğini bilsem bile. Gülüş­meler kesildiğinde, Başkan Lattimer herkesin görmesi için zarfı kaldırdı. “Başkan’ın oğlu ve Kurucu’nun kızı,” diye duyurdu.


a Rafflecopter giveaway


1 Mayıs 2015 Cuma

Soma’daki “Toplumsal Dönüşüm Projesi” Onlarla Hayat Buldu!

Soma İçin Bir Olduk:  Çocukların yüzündeki gülümseme her şeye değer...
Allianz Türkiye, sivil toplum örgütleriyle el ele vererek, bölgede etkilenen vatandaşlara ulaşabilmek, onların yaralarını sarmak ve yeni başlangıçlarını desteklemek için Soma’daydı. Soma’da 2014’te gerçekleşen ve ulusumuzu derinden sarsan maden faciasının ardından, Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği (APHB) ve Bilim Kahramanları Derneği (BKD) ile işbirliği yapılarak “Allianz SomaDA”yı (Soma Dayanışma Ağı) geliştirdi.
Soma faciasından en çok etkilenen yerlerden biri de Kırkağaç. Kırkağaç’ta yaşayan 12 yaşındaki Yiğit, okuldaki 12 arkadaşıyla birlikte bir bilim kahramanı ekibi kurdu. Önce yapamayacaklarından korktular. Çalıştılar, çalıştılar, çalıştılar, bilgisayarda yazılım geliştirip, legodan yaptıkları robotlarına yüklediler. Bu bilim yolculuğu, özgüven ve başarı doğru yeni başlangıçları müjdeliyordu.
Allianz SomaDA”yı kapsamında, BKD ile yapılan işbirliği sayesinde, Soma çevresinde, olaydan etkilenen 6 ilçedeki 16 okulun, Bilim Kahramanları Buluşuyor turnuvasına katılımı sağladı. 34 gönüllü öğretmen, 150’ye yakın öğrencinin oluşturduğu 17 farklı Allianz SomaDA takımını 4 ay boyunca turnuvaya hazırladı. Bu yolla, öğrencilerin normal hayata dönüşü desteklenirken, psikososyal ve kişisel gelişimlerine de katkı sağlanması amaçlandı.
Allianz SomaDA”nın bir ayağı da faciadan etkilenen ailelerin çoğunlukta olduğu Dursunbey’deydi. APHB ile yapılan işbirliği sayesinde, Dursunbey’de bir psikososyal destek merkezi açıldı. Çocuklara, yetişkinlere ve gruplara yönelik üç görüşme odası bulunan Dursunbey Psikososyal Destek Merkezi’nin hizmetleri, merkeze uzak bölgelere de ulaştırıldı.

Bir boomads advertorial içeriğidir.