3 Haziran 2015 Çarşamba

KVBT 9. Tur 2. Gün | Başka Dilde Aşk - Mia Sheridan | Yazar Tanıtımı


New York Times, USA Today ve Wall Street Journal Çoksatan Romanı Başka Dilde Aşk, korkunç bir gecenin hatıralarına zincirlenmiş bir kadının ve sevgisiyle o zincirleri kırabilecek adamın hikâyesi. Geçmişin acı yüklü izlerini taşıyan sessiz bir adamın ve sesini bulmasına yardım edebilecek kadının hikâyesi. Acının, kaderin ve aşkın iyileştirici gücünün hikâyesi…
(Tanıtım Bülteninden)Orijinal Adı: Archer's Voice
Seri Adı: Sign of Love
Sayfa Sayısı: 392
Baskı Yılı: 2015
Dili: Türkçe
Yayınevi: Yabancı
Seri Sıralaması: 4
Toplam Kitap Sayısı: 4
Değerlendirme: 4.5/5


MIA SHERIDAN

Mia Sheridan,New York Times,USA Today ve Wall Street Journal çok satan yazarıdır.Onun tutkusu, birlikte olmaları kaderlerinde olan insanlar hakkında gerçek aşk hikayeleri yazmaktır. Mia Sheridan, eşi ile birlikte Cincinnati,Ohio'da yaşamaktadır. Onlar dünyada dört,cennette bir çocuğa sahiplerdir.

İletişim Bilgileri
www.miasheridan.com
@MSheridanAuthor

Yayınlanmış Kitapları
*Leo
*Leo's Chance
*Stinger
*Archer's Voice (Başka Dilde Aşk )
*Becoming Calder
*Finding Eden
*Kyland

Not: Mia gerçekten çok tatlı bir yazar. Öyle ki ne mesaj atsan cevap veriyor. İçtenlikle. Bu yüzden kendisine çok teşekkür ediyoruz. Thank you Mia.  ^^

Son olarak Mia Sheridan'ın Türk okuyucuları için bir mesajı var! ^^

“Bu kadar küçük bir hayal olarak başlayan şeyin, karakterlerimi dünyanın dört bir yanında götüren, çok sevdiğim kariyerime dönüşmesine inanmak benim için öylesine zor ki! Kitabımın özellikle Türkiye’de çıkmış olması beni mutlu etti ve onurlandırdı.
Hepinize ve her birinize kalbimin en derinlerinden gelen bir teşekkür ediyorum!

                     -Mia Sheridan."



2 Haziran 2015 Salı

KVBT 9. Tur 1. Gün | Başka Dilde Aşk - Mia Sheridan | Yorum + Çekiliş

New York Times, USA Today ve Wall Street Journal Çoksatan Romanı Başka Dilde Aşk, korkunç bir gecenin hatıralarına zincirlenmiş bir kadının ve sevgisiyle o zincirleri kırabilecek adamın hikâyesi. Geçmişin acı yüklü izlerini taşıyan sessiz bir adamın ve sesini bulmasına yardım edebilecek kadının hikâyesi. Acının, kaderin ve aşkın iyileştirici gücünün hikâyesi…
(Tanıtım Bülteninden)
Orijinal Adı: Archer's Voice
Seri Adı: Sign of Love
Sayfa Sayısı: 392
Baskı Yılı: 2015
Dili: Türkçe
Yayınevi: Yabancı
Seri Sıralaması: 4
Toplam Kitap Sayısı: 4
Değerlendirme: 4.5/5

Vampirler'in yeni turundan herkese merhabalar! Yeni turumuz bomba gibi! Yabancı Yayınları'ndan çıkan Başka Dilde Aşk. Yabancı Yayınları'na tur için teşekkürlerimi sunuyorum. Özellikle bitmek tükenmek bilmeyen sorularımızı yanıtladıkları için. :D İyi ki varsınız. :)

Şöyle bir nokta var ki kitabın turunu aldığımdaki mutluluk kitabı okuyunca beşe ona katlandı resmen. Zaten Yabancı Yayınları'nın kitaplarını seviyorum. Aralarına mükemmel bir tanesi daha eklendi.

Başka Dilde Aşk'a tek kelimeyle BA-YIL-DIM. Sanırım başka türlü tarif edemezdim. Her karakteri ayrı bir güzel, her satırı ayrı bir mutluluktu.

Archer... Sessizliğin arkasındaki en güzel sesti. Onun sesi her şeydi.

Archer'ı o kadar sevdim ki. Korkuları, masumluğu, tutkuları, sevgisi, yalnızlığı... onu o yapan her şey çok güzeldi. Özellikle Archer'ın ağzından anlatılan kısımları daha bir güzeldi. Onun iç dünyasından duygularını bire bir duymak çok hoştu.

Kitap Bree'nin her şeyden kaçıp küçük bir kasabada ev tutmasıyla başlıyor. Hayatını düzene sokmak istediği için bir işe giriyor ve Maggie ile tanışıyor. Maggie onun dert ortağı oluyor.

Bir gün marketten çıkarken elindeki torbalar yere saçılıyor ve bir adamın ayağının tam dibine düşüyor. Kapüşonlu, saçları uzun bu adamla sohbet etmek istese de adam onunla hiç konuşmadan gidiyor. Sonradan onu araştırdığında ise bir kaza geçirdiğini ve konuşamadığını öğreniyor. Ve hiç tanımadığı bu adam için üzgün hissediyor. Hatta biraz etkilenmiş. Ve asıl hikaye burada başlıyor. Kasabanın hiç umursamadığı hatta bazılarının deli dediği bu adama karşı kimsenin yapmadığını yapıyor. Onunla konuşuyor, ona insan olduğunu hatırlatıyor ve bu adama geri dönülemez biçimde aşık oluyor. Ve kendini Archer'ın sesinde kaybediyor.

Kitap gayet akıcıydı. Hatta LYS yüzünden gizli saklı okuduğumu itiraf ediyorum. Ders çalışmayıp gece 3'e kadar okuduğum da doğrudur. Pişman mıyım? Asla! Yine olsa yine okurum. Çünkü birçok kitaptan farklı bir şeyler vardı içinde. Hem konusu değişikti. Yani işaret diliyle anlaşan iki insanın arasındaki olağanüstü iletişim vardı kitapta. Bu konuyu çok sevdim. ( İşaret diline merak saldım bu kitap sayesinde. *.* ) İşlenişi de çok güzeldi. Hem de diyaloglar çok güzeldi.

Aslında karakterlerin hepsine tek tek değinmek istiyorum ama Archer varken diğerlerini gözüm görmedi pek. Çok sevdiğim karakterler vardı, çok da nefret ettiklerim. Ama Archer hepsini gölgeledi. Bree'ye olan hisleri, bakışları resmen kitaptan hissediliyordu. Bir an düşündüm...acaba beni böyle seven biri olsa ne yapardım diye, nasıl olurdu diye... Ne yalan söyleyeyim tahmin bile edemiyorum. Sanırım bir müzeye kilitlerdim, giriş çıkışları yasaklardım. :')

E bu kadar övdükten sonra 5 yıldızı hak etmiyor mu sizce de? 5 vermemin sebebi inanın en iyi puanın 5 olması. Siz onu 5 üzerinden 10 diye düşünün. Hak ediyor. ;)
a Rafflecopter giveaway











5 Mayıs 2015 Salı

Kurucunun Kızı - Emy Engel | Tanıtım - Ön Okuma - Çekiliş




Dehşet verici bir nükleer savaş sonrası Amerika Birleşik Devletleri büyük ölçüde yok edilmiş, sadece küçük bir grup hayatta kalmıştı. Geriye kalanları kimin yöneteceği konusunda Lattimer'lar ve Westfall'lar arasında çıkan savaşı Westfall ailesi kaybetmişti. Ve beş yıl sonra barış ve kontrol, her yıl yapılan bir törenle, kaybeden tarafın kızları ile kazanan tarafın erkeklerinin evlendirilmesiyle sağlanmaktaydı.
Bu yıl benim sıram gelmişti. Benim adım Ivy Westfall ve görevim basitti: Başkan'ın oğlunu, müstakbel kocamı öldürmek ve Westfall ailesinin gücünü geri kazanmasını sağlamak. Ama görünen o ki, Bishop Lattimer ya çok yetenekli bir oyuncu ya da ailemin iddia ettiği gibi kalpsiz, zalim bir çocuk değil. Hatta beni bu dünyada gerçekten anlayan tek kişi bile olabilir. Ama kaderimden kaçmama imkân yok. Ben Westfall mirasını geri alacak kişiyim. Bishop ölmeli. Ve onu öldüren ben olmalıyım…
"Bir oturuşta okudum. İ-NA-NIL-MAZ-DI! O nasıl bir sondu öyle?!" - Wendy HIggIns, Tatlı Şeytan ve
-Tatlı Tehlike romanlarının yazarı-
"Etkileyici ve ince düşünülmüş bir dünya, merak uyandırıcı bir başlangıç, cesur bir kahraman." ?
- KIrkus RevIews-
"Güçlü karakterler, karmaşık ilişkiler, politik entrikalar ve ihanet, kitabı elinizden bırakmanıza engel olacak; daha fazlası için sabırsızlanacaksınız!"
-School LIbrary Journal-
"Kurucunun Kızı'nda bir distopyada arayacağınız her şey var: tüyler ürpertici bir olay örgüsü, heyecan verici karakterler ve her kelimesi özenle yazılmış bir hikâye."
-InsIghtful MInds RevIews-
(Tanıtım Bülteninden)
Sayfa Sayısı: 272
Baskı Yılı: 2015
Dili: Türkçe
Yayınevi: Yabancı


Ön Okuma 

“Hepinizin bildiği gibi,” dedi, “gencin ismini okuyaca­ğım, o da öne çıkacak. Sonra zarfı açacağım ve karısı ola­cak kızın adını okuyacağım.” Aşağı, bize baktı. “Lütfen is­miniz okunduğunda sahneye çıkın. Eğer bittiğinde isminiz okunmadıysa, bu sadece komitenin bu seneki oğlanların hiçbiriyle iyi bir eşleşme yakalayamadığınıza karar verdiği anlamına geliyor.” Bize canlı bir gülümseme verdi. “Bunda utanılacak bir şey yok,” dedi, “elbette.” Ama seçilmemek utanç vericiydi; herkes bunu biliyordu. Kimse yüksek sesle söylemiyordu ama kimseyle eşleşmemesi kızın suçuydu. Her zaman kızda bir şey eksik bulunurdu, asla öbür türlü olmazdı.
Çağırılan ilk isim Luke Allen’dı. Sarışındı, burnuna sa­çılmış esmer şeker gibi çilleri vardı. Bayan Lattimer önünde ismi yazlı zarfı yırtıp açarken gözleri biraz büyüdü, krem kartı çıkardı. “Emily Thorne,” diye çağırdı. Arkamdan hışırtı ve heyecanlı mırıldanmalar geldi, kafamı çevirdim. Ufak tefek, karamel saçlı kız kendi sırasında oturan kızların dizlerini geçti. Merdivenlerden sahneye ilerlerken birazcık tökezledi ve Luke elini almak için aceleyle öne ilerledi. Bazı kızlar, sanki bu gördükleri en romantik hareketmiş gibi iç çektiler ve ben gözlerimi yuvalarında, yerli yerinde durması için zorladım. Luke ve Emily rahatsızca dikildiler, birbirleri­ne kaçamak bakışlar attılar, sonra sıradaki çiftin ilan edilme­si için sahnenin kenarına kışkışlandılar.
Kalın zarf yığınını bitirmek saatler sürmüş gibi geldi. Ve o zaman bile oturan bir sürü kız vardı, yanımda olan da dâhildi. Bayan Lattimer son zarfı tutarken yanaklarından gözyaşları akıyordu. Ona sevinmesini, bu akşam eve gide­bileceği ve gelin olmak dışında hayatında neleri başarmak istediğine karar verebileceği için mutlu olmasını söylemek istedim. Ama sözlerim soğuk bir rahatlatma olacaktı. Çün­kü herkesin bu kız hakkın hatırlayacağı tek şey, eve evlen­meden döndüğü ve günün sonunda seçilmemiş olduğuydu.
Bayan Lattimer omzunun arkasından kocasına baktı ve başkan ayağa kalktı, podyuma yaklaştı. Uzun bir adamdı; oğlunun boyunu nereden aldığını görmek kolaydı. Koyu saçları zamansız şakaklardan grilerle lekelenmişti, çene­sindeki çukur güçlüydü. Soluk mavi gözleri kalabalığı in­celedi, benim üzerimde duraksadı. Omuriliğime bir titre­me geldi ama bakışlarına karşılık verdim.
“Bugün özel bir gün,” dedi. “Normalde olduğundan daha da özel. Yıllar önce, savaştan sonra, nasıl tekrardan inşa edeceğimize dair anlaşmazlık vardı. Nihayetinde iki taraf bir uzlaşmaya varabildi.”
Savaşı bir anlaşmazlığa, mecbur bırakılmayı uzlaşmaya döndürmesini ilginç buldum. Bize anlattığı hikâyelerdeki kelimeleri çarpıtmada hep uzman olmuştu.
“Hepinizin bildiği gibi, babam Alexander Lattimer en sonunda kontrolü ele geçiren gruba liderlik etmişti. Ve Sa­muel Westfall ona karşı çıkmış ancak zaman içinde, gele­cek için babamın vizyonunu kabul etmişti.”
Bu yalandı. Büyük babam asla Westfall için Lattimer’ın vizyonunu kabul etmemişti. Demokrasiyi, insanların oy hakkının olmasını ve hayatları hakkında söz sahibi olabil­melerini istemişti. Sürekli büyüyen, hayatta kalmayı başa­ran grubu, bu şekilde tutarak ve yerleşecek bu yeri bula­na dek sürekli hareket ederek yıllarını harcamıştı. Sonra kendisi ve soyundan gelenler için bir hanedanlık isteyen Alexander Lattimer tarafından hepsi elinden koparılıp alınmıştı.
Kafamı kalabalıktaki babama ya da Callie’ye çevirme­ye cesaret edemedim. Bunca yılın ardından duygularını saklamakta becerikliydiler ama ben gözlerindeki öfkeyi okuyabilirdim ve kendi gözlerimde gözükmesine izin ve­remezdim.
“Ve bugün, ilk defa bir Lattimer ve Westfall arasında bir evlilik oluyor,” dedi başkan Lattimer gülümseyerek. Bana içten göründü ve belki de öyleydi. Ama ben ayrıca bu evliliğin onun için ne demek olduğunu da biliyordum. Gücünü sabitlemek için başka bir yoldu ve buna çok mem­nundu. Babamdan sonra başka bir Westfall olmayacaktı. Başkan Lattimer için Westfall soyunun sona ermesi yeterli değildi; benim çocuklarımı da Lattimer’lara çevirmeliydi.
“Şimdiye dek ailelerimizden hiçbiri kız üretmekte pek başarılı olamamıştı.” Başkan Lattimer devam etti. Kalaba­lıktan hafif gülüşme sesleri geldi ama kendimi katılmaya zorlayamadım, katılmam gerektiğini bilsem bile. Gülüş­meler kesildiğinde, Başkan Lattimer herkesin görmesi için zarfı kaldırdı. “Başkan’ın oğlu ve Kurucu’nun kızı,” diye duyurdu.


a Rafflecopter giveaway


1 Mayıs 2015 Cuma

Soma’daki “Toplumsal Dönüşüm Projesi” Onlarla Hayat Buldu!

Soma İçin Bir Olduk:  Çocukların yüzündeki gülümseme her şeye değer...
Allianz Türkiye, sivil toplum örgütleriyle el ele vererek, bölgede etkilenen vatandaşlara ulaşabilmek, onların yaralarını sarmak ve yeni başlangıçlarını desteklemek için Soma’daydı. Soma’da 2014’te gerçekleşen ve ulusumuzu derinden sarsan maden faciasının ardından, Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği (APHB) ve Bilim Kahramanları Derneği (BKD) ile işbirliği yapılarak “Allianz SomaDA”yı (Soma Dayanışma Ağı) geliştirdi.
Soma faciasından en çok etkilenen yerlerden biri de Kırkağaç. Kırkağaç’ta yaşayan 12 yaşındaki Yiğit, okuldaki 12 arkadaşıyla birlikte bir bilim kahramanı ekibi kurdu. Önce yapamayacaklarından korktular. Çalıştılar, çalıştılar, çalıştılar, bilgisayarda yazılım geliştirip, legodan yaptıkları robotlarına yüklediler. Bu bilim yolculuğu, özgüven ve başarı doğru yeni başlangıçları müjdeliyordu.
Allianz SomaDA”yı kapsamında, BKD ile yapılan işbirliği sayesinde, Soma çevresinde, olaydan etkilenen 6 ilçedeki 16 okulun, Bilim Kahramanları Buluşuyor turnuvasına katılımı sağladı. 34 gönüllü öğretmen, 150’ye yakın öğrencinin oluşturduğu 17 farklı Allianz SomaDA takımını 4 ay boyunca turnuvaya hazırladı. Bu yolla, öğrencilerin normal hayata dönüşü desteklenirken, psikososyal ve kişisel gelişimlerine de katkı sağlanması amaçlandı.
Allianz SomaDA”nın bir ayağı da faciadan etkilenen ailelerin çoğunlukta olduğu Dursunbey’deydi. APHB ile yapılan işbirliği sayesinde, Dursunbey’de bir psikososyal destek merkezi açıldı. Çocuklara, yetişkinlere ve gruplara yönelik üç görüşme odası bulunan Dursunbey Psikososyal Destek Merkezi’nin hizmetleri, merkeze uzak bölgelere de ulaştırıldı.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

30 Nisan 2015 Perşembe

KVBT 8. Tur 4. Gün | Eylül - Elif Melissa | Yorum

Eylül kendini büyük bir boşlukta hissetmektedir. Kim olduğunu hatırlayamaması genç kızın canını günden güne daha çok sıkmaya başlar. Gördüğü rüyalar, evine gelen gizemli mektuplar ve sırlarla dolu bir çocuk Eylül'ün hayatındaki tüm dengeleri alt üst edecektir. Artık her şey bir oyunun parçasıdır. Her dakika beyninde dönüp duran, cevaplandırılması gereken sorular ve geri dönüşü olmayan bir yol... Güvenin yok olduğu, acıyla baş başa geçen günler...

Asla unutamayanların hikâyesi Eylül'ü okurken çözülen her bir olayda daha çok şaşıracaksınız.

    Yeni turumuzdan merhabalar! Kitabımız Fenomen Kitaplar'dan çıkan Eylül kitabı. Unutmadan Fenomen Kitaplar'a teşekkür ediyorum. Ve de çekiliş için Vampirler' e uğramayı unutmayın!

     Kitabın içeriğinden bahsedecek olursam kitap Eylül'ün sevgilisinden ayrılmasıyla başlıyor. Ne olduğunu, Uğurcan'ın ondan neden ayrıldığını anlamayan Eylül haftalarca evden çıkmaz,ağlar, içine kapanır. Derken ailesinin tatil planları yaptığını öğrenir ve bundan hiç memnun olmaz. Çünkü Uğurcan'ın evi oraya çok yakındır ve karşılaşmaması olası değildir. Ve tatilde Uğurcan dayanamaz Eylül'den özür diler. Eylül'ü hala sevdiğini söyler. Eylül neden böyle davrandığını anlamasa da Uğurcan'ı affeder. Derken onları bekleyen olay hikayeyi bambaşka bir yöne sürükler. Eylül'ün geçirdiği bir kaza her şeyi altüst eder...

     Buradan sonra gerçekten hikaye bambaşka bir hal alıyor ve tam anlamıyla spoiler!

     Kitap genel anlamda güzeldi ama bazı yerleri gözüme batmadı değil. Mesela bana dili aşırı sade geldi. Evet akıcıydı, ama sadeydi. Ve bu benim aşırı derecede gözüme battı. Ama yazarın ilk kitabı, bir ilk kitap için güzeldi.

     Bir diğer konu ise olayların jet hızında gelişmesi. Bir bakmışsın ayrılmışlar, bir bakmışsın barışmışlar. Bir olay bitti diğeri başladı. O kısımlar çok hızlı gitmişti bence.

     Sevdiğim kısımlara gelirsek aşkları çok tatlıydı. Belki öyle süslü püslü sözler söylemese de Uğurcan romantik biriydi. Çok samimiydi. Eylül'ü bu kadar sevmesi, onun için onca şeyi göze alması çok güzeldi. Eylül'se bazı yerlerde çok tatlıydı bazı yerlerde beni deli etti.

     Kitabın çok sevdiğim bir diğer karakteri Özge oldu. Eylül'ün en yakın arkadaşı, Eylül'den vazgeçmeyen biricik arkadaşı. Çok tatlı bir kızdı. Her daim Eylül'ün yanındaydı. Tabi Furkan'ı da unutmamak lazım. Uğurcan'ın kuzeni, Özge'nin sevdiği çocuk. Uğurcan için hayatından vazgeçmiş biri. Peki ya Taylor? İşte bu karakter... Sanırım en çok onu sevdim. Ama kim ki o? Karanlık, ilgi çekici, yakışıklı ama masum... Sanırım bunu kitaptan okumanız gerekecek. Taylor başlı başına bir spoiler!

  Hikayenin en çok sevdiğim yeri son kısmı oldu! Ondan önceki sayfalarda ağlatsa da, görmem bulanıklaştığı için okuyamasam da sonu çok tatlıydı!

 Ve son olarak eğer watty hikayelerini seviyorsanız, aşk hikayelerini okumaktan hoşlanıyorsanız bence bir şans verin derim. ;)





a Rafflecopter giveaway

28 Nisan 2015 Salı

KVBT 8. Tur 2. Gün | Eylül - Elif Melissa | Ön Okuma



Eylül kendini büyük bir boşlukta hissetmektedir. Kim olduğunu hatırlayamaması genç kızın canını günden güne daha çok sıkmaya başlar. Gördüğü rüyalar, evine gelen gizemli mektuplar ve sırlarla dolu bir çocuk Eylül'ün hayatındaki tüm dengeleri alt üst edecektir. Artık her şey bir oyunun parçasıdır. Her dakika beyninde dönüp duran, cevaplandırılması gereken sorular ve geri dönüşü olmayan bir yol... Güvenin yok olduğu, acıyla baş başa geçen günler...

Asla unutamayanların hikâyesi Eylül'ü okurken çözülen her bir olayda daha çok şaşıracaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)
Sayfa Sayısı: 400
Baskı Yılı: 2015
Dili: Türkçe
Yayınevi: Fenomen Kitaplar

Turun 2. gününden selamlar. Yeni turumuz Eylül kitabı. Eğer kazanmak isterseniz facebook çekilişi için sizi buraya, instagram çekilişi için buraya  alalım ve rafflecopter çekilişi için yine facebook sayfamızı ziyaret edip çekilişi oradan bulabilirsiniz. Bol şanslar. Ve Eylül'den tadımlık bir ön okuma için buraya da buyurun;

17 Nisan 2015 Cuma

KVBT 7. Tur 3. Gün | Kayıp Yüzlerin Fısıltısı - Iris Johansen | Yorum + Ön Okuma



7. turumuz Martı Yayınları'ndan çıkan Kayıp Yüzlerin Fısıltısı kitabı. Kayıp Yüzlerin Fısıltısı 19 kitaplık bir serinin 16. kitabı. Evet, şaka değil. 16. kitap. Hatta serinin içindeki bir üçlemenin ilk kitabı. Bu yüzen kitabı okurken kafamda bazı soru işaretleri oluşsa da genel anlamda kitap anlaşılırdı.

Kitapta olağanüstülükler fazlaydı ama yerindeydi. Kitabı daha ilginç kılmıştı. Mesela Eve Duncan yani baş karakterimizin kocasının sezgileri aşırı kuvvetliydi. Kötü bir şey olacağını sürekli seziyordu. Ya da baş kahramanımız Eve. Ölen kızı Bonnie ile konuşabiliyordu. Evet, doğru duydunuz. Hatta Bonnie ona yardımcı bile oluyor. Bu kısmı biraz tuhaf karşılasam da aslında değişikti. Tuhaf bir hava katıyordu.

Kitabın ilk yarısı biraz durağan olsa da geri kalan kısmı bayağı sürükleyiciydi. Gerçi bu zamana kadar daha iyi kitaplar okuduğum olmadı değil. Ama yine de güzel bir kitaptı diyebilirim.

Aslında yorumumu daha uzun tutmak isterdim ama maalesef durumumdan -aşırı derecede hastayım, kaç gündür yatıyorum- dolayı kısa kesmek durumundayım.

Kitap genel anlamda akıcıydı. Eğer polisiye severseniz okumanızı tavsiye ederim. Aşağıda ön okumayı bulabilirsiniz.  ^^

Destekleri için Martı Yayınları'na teşekkür ederiz. Facebook çekilişimize katılmak isterseniz sizi şöyle alalım ^^