15 Ağustos 2015 Cumartesi

Melankoli - Tuba Arık (Paranoya #2 )

Paranoya Kitap Kapağı
Merhabalar! Uzun zaman önce okuduğum ama yorum giremediğim bir kitaptı. Ve içimde kalmıştı ne yalan söyleyeyim. İlk kitabı Paranoya Sokak Kitapları Yayınları'ndan çıktı. Sonra yazarımız (ki Tuba ablayı kocaman öpüyorum, çok tatlı biridir.) öneri üzerine kitabını sanal ortama yani wattpade taşıdı. İşte linki; Paranoya. Ama bence gidin satan bir yerden alın. İnternetten getirtin, pişman olmazsınız. Kesinlikle kitaplığınızda olmalı!

Ha, unutmadan Paranoya yorumumu okuyun bence ne dediğimi anlayacaksınız; tık tık.
Tuba ablanın wattpad hesabı için de buraya tık tık.

Bu kitap bence wattpadde yayınlanan en harika kitap! Okuyup da sevmeyen var mıdır acaba? *.*

Gerçekten öyle. Aslında bir rakibi var Melankoli'nin. O da ilk kitabı Paranoya. :D Hala ikisi arasında seçim yapamadım. İkisi de çok güzel.

Şöyle ki Melankoli daha basılmadı. Ben wattpadden okudum.Umarım bir gün raflarda görürüz. Elime almak için sabırsızlanıyorum! *.*

Ayrıca şu sıralar 3.kitabı yazmakla meşgul olan yazarımızı fena halde sıkıştırmış bulunmaktayım. 3.kitabın derdine düşen yazarımızı 2.kitap için tanıtım yazısı yazması gerektiğini hatırlattım ve telaş içinde tanıtım yazısı hazırlamakla meşgul. Ee tanıtım yazısından sonra artık 3.kitabı da yazar da kitabı sonunda okuruz heralde. Ben bilmem arkadaş, o kitap yazılacak! :D

Ne desem, nasıl başlasam bilemedim. Kelimeler yetmiyor bu kitaba.

Spoiler başlangıcı!

Paranoya'da Fegel hasta olmadığını, gerçekten gölgenin olduğunu öğrenir. Gölge onu kaçırır. Ve ona geri dönülemez bir şekilde aşık olur. Onunla birlikte mutlu bir yaşam sürer. Petra onlar için mutlu bir ölüm planlar. Fegel öldüğü gün (30-40 sene sonra) Petra da kendini öldürür. Paranoya tam burada bitiyordu.

Melankoli ise öyle başlıyor ki. Fegel bir hastane odasında uyanıyor, ve tarihi duyduğunda aklı almıyor! Kaçırıldığından 1 ay sonrası. Zaman geriye alınmış. Ama bu nasıl mümkün olabilir? Her şey bıraktığı gibi ama farklı. Petra yok, yalnız, arkasında bıraktığı sevgilisi Marlo değişmiş, ablaları ve Marlo gölge olmuş. Aziz Petrarca'ya verilen söz tutulmuyor. Doğa bile ona boyun eğmişken kim onları bu hale getirdi? Kim Petra'yı ondan aldı?


“Hiçbir şey olmayan bir şey, 
Hiçbir şey olmayan bir şeye aşık olmuş. 
Hiç var olmamış hiç var olmamışın yolunu kesmiştir. 
Hepsi hayal ya gerçek?” (Paranoya'nın sonu)

Fegel hasta bir şekilde kafasında sorularla eve döndüğünde ailesi yanında oluyor. Marlo, annesi, babası, ablaları ama Petra olmadan o bir hiç. Petra'nın yanındayken hep Marlo'yu sevdiğini söylemişti, ona asla aşık olmayacağını Petra'nın yüzüne haykırmıştı. Ama şimdi...Keşke yanında olsa da yüzüne bakabilse, konuşmadan otursalar...

Fegel ne yapıp ne edip Petra'nın peşine düşüyor. Yeni kişilerle tanışıyor, Petra'nın geçmişinden kişiler. Yeni sırlar öğreniyor. Ve öğrendiği sırlar onu yaralayıp geçiyor. Bunların arkasındaki kişi, yaşadıkları, Petra'sızlık onu bitiriyor. Ama o kişi kim? Acaba?

Spoiler son!

"İnandı Fegel, seninle sonsuz bir yaşam dilemişti."
 ...
 "Ve hepimiz o yaşamı el birliğiyle altüst ettik."
Of, şu sözleri hatırlamak, şu satırları yazmak bile kalbime çöreklenen acıyı kat be kat artırıyor. Öyle bir kitap ki size ne desem boş. Kalbinizi söküp atıyor. Ben daha önce Petra'nın aşkı kadar temiz, saf ve güçlü bir şey görmedim. Bir daha böyle bir kitap okuyacağıma inanmıyorum! Bu kitabın yeri apayrı.

Hani vardır ya şöyle bir soru sorulur hep: "Ne yazsa okurum dediğin bir yazar var mı?" Eskiden ben buna "Yok. Mesela benim en sevdiğim yazar da yok. En sevdiğim şiir, kitap olabilir ama bir yazarın her yazdığını beğenmek zorunda değilim." derdim. Ama Tuba abla ne yazsa okurum. Öyle bir kalemi var ki gerçekten ne  yazsa okurum. İçinize işliyor sözler, kitabı okurken kendinizden utanıyorsunuz resmen. Öyle bilgiler var ki kitapta "Ne cahilmişim yahu!" dediğim oldu. Bunu gerçekten yazara söyledim. Felsefe, bilim, büyü, fantastik ögeler, kutsal bir aşk. Kitapta her şey var.

Ben bu kitabı size sabahlara kadar övebilirim. Anlata anlata bitiremem. Öyle bir kitap. İçindeki gizemler, olaylar, efsaneler. Sizi sizden alıyor.

Gidip Paranoya'yı alın okuyun, sonra wattpadden Melankoli'yi okuyun. Ne dediğimi anlayacaksınız. Kelimeler yetmiyor resmen.

Benim için yeri ayrı kalacak kitaplardan. *.* Aslında 5 üzerinden 100 puan veriyorum. Puanımı siz öyle görün. :D







Konu Kitap mı? Bana Bunlarla Gelin! (Mim)

Evet, yeni bir mim daha. Birikmiş o kadar şey var ki. Neyse artık yavaş yavaş bloguma geri dönüyorum. Zorlu geçen bir sınav sürecinin ardından yeniden dönmek harika! Haydi başlayalım! ;)

1- Klişe bir soruyla başlayalım: Film mi kitap mı?
KİTAP. Kesinlikle. Çünkü eğer okuduğum bir kitabın filmi varsa özellikle izleyemiyorum. Tuhaf ama gerçek. Eğer kitabı olmayan bir film olsa bile birisi "Kalk hadi film izleyelim yahu!" demeden pek film izlediğim söylenemez. Daha çok dizi izlerim bir şey izleyeceksem.

2- Ne tür kitapları tercih edersin?
Aşk, gerilim,cinayet,korku,distopya,fantastik,historical... Kısacası her tür okuyabilirim. Kişisel gelişim ve tarih kitaplarında sıkılmadığımı söylersem yalan olur ama. Ruh halime göre kitap okurum daha çok.

3- Bir yazar olsaydın kim olmak isterdin?

Bunun için uzun bir liste yapmayı çok isterdim. Ama bir hakkım var öyle mi? Bir bakalım... Sanırım Kristin Hannah. Bu kadar duygu yüklü roman yazabilmeyi gerçekten isterdim.

4- Bir kitap yazmaya karar versen aklına gelen ilk konu hangi türe girerdi?

A-ha! Tam benlik bir soru. Fantastik-aşk karışımı olurdu. Bir sır vereyim. Hatta öyle bir kurgum var henüz yazmadığım. *.* Arkadaşlarıma anlattığımda kelimenin tam manasıyla apışıp kalmışlardı. Belki bir gün kurgumu yazıya dökerim ne dersiniz? (İç çekiş.)

5- Çok başarılı bir kitap yazdın. Film mi yoksa dizi mi olmasını isterdin ya da kitap olarak kalmasını mı tercih ederdin?

Bence kesinlikle kitap olarak kalmalı. Çünkü uyarlamalar beni öldürüyor! Ya sahne kesiyorlar, ya oyuncular olmuyor, ya replik değiştiriyorlar! Sanırım kitabımın o hale gelmesine dayanamazdım. Ha, eğer kitabımdan uyarlama senaryoyu bana yazdırırlarsa düşünürüz. :D

6- Issız bir adada yanına yol arkadaşı olarak seçeceğin kitap karakteri kim olurdu?

Archer. *.* Evet, bu aralar ona takmış bulunmaktayım. Başka Dilde Aşk'ın mükemmel Archer'ı. Tam ıssız adalık. :D

7- Hayatın boyunca sadece tek bir yazarın kitaplarını okuma şansın olsa bu kim olurdu?

Sıkıştım. Tam anlamıyla sıkıştım. Bir sürü "en sevdiğim" yazar var benim! Imm, aşk olmalı, fantastik yazabilmeli (hep aynı yazar okuyacaksam değişik olsun ki baymasın), eğlenceli olmalı, kalemi sağlam olmalı... buna Jennifer L.Armentrout diyorum!

8- İki yazar beraber bir kitap yazsa harika olurdu dediğin iki yazar düşün. Kim onlar?

Natasha Boyd ve Rick Yancey. Biri aşk konusunda usta ve biri distopya konusunda usta! Güzel ikili.

9- Sonunu değiştirmeyi en çok istediğin kitap hangisi?

Sen Benim Diğer Yanımsın - Holly Bourne. Aslında bu son da gayet güzeldi,sevdim ama baya ağlattı. Sanırım ne olursa olsun bir yolunu bulup iyi bitirirdim sonunu.

10- Önermekten sıkılmadığın, "Dünya okusun!" dediğin bir kitap sorsam?
Buna bir türk yazarın kitabını örnek vereceğim. Tuba Arık - Paranoya. Tek kelimeyle mükemmel bir kitap.

11- Eyvah! Bir kitabın içine hapsoldun, hem de ana karakter olarak! Hangi kitap olsa "Beni burada bırakın." derdin?

Hepsi demek isterdim buna. Ya evet, hep aynı cevabı veriyorum ama yine ve yine Başka Dilde Aşk diyorum. Bunlar hep Archer'sızlık yüzünden. *.*

Ben Bin Tatlı Yıl ve Sonsuz Kitaplar Malikanesi 'ni etiketliyorum. Hadi bakalım sizin cevaplarınız ne olacak?

Unutmadan, eğer yapmak isterseniz herkese açıktır. Beni etiketlemeyi ve bana haber vermeyi unutmayın. ;)



14 Ağustos 2015 Cuma

Kitap Tag

Bu mimi taslaklarımın arasında buldum. Ve kimin etiketlediğini bilmiyorum. Hey, her kimsen teşekkür ederim! :D Hadi mime geçelim.

1.Kışın okumalık favori bir kitabın var mı?
Sanırım buna Kristin Hannah cevabını verebilirim. En sevdiğim yazarlar arasındadır ve içinizi ısıtacak hikayeler yazıyor resmen! 

2. Kapağı mavi olan bir kitap?
Başka Dilde Aşk!! 9. blog turumuzla tanıştığım bir kitaptı. Yeri bende ayrıdır. Çok sevmiştim. 

3. Yılbaşı ağacında yıldız olarak kullanabileceğin bir kitap?
Colleen Hoover - Yeni Bir Umut diyebilirim sanırım. Aslında bir sürü kitap sayabilirim ama ilk bu aklıma geldi. Yine enlerimden bir kitap. Umutsuz'un devam kitabı. *.*

4. Birlikte kış tatiline gideceğin bir kitap karakteri?
Ayy. Ne desem bilemedim! Hepsini aynı anda götüremiyor muyuz? Imm, hayır mı? *.* Tamam o zaman oyumu Archer'dan yana kullanıyorum. Başka Dilde Aşk'ın baş karakteri. Onunla bir tatil... Süper olurdu heralde. *.*

5. Bu sene için listende olan bir kitap?
Sonsuza Kadar - Natasha Boyd. "Aşka Var Mısın?" kitabının ikincisi. Birinci kitap acayip bitmişti ve hala okuyamadım ikinciyi. Acayip merak ediyorum. Aşka Var Mısın yorumu için tık tık.

6. Favori tatil içeceğin, atıştırmalığın ve filmin?
Favori içeceğim meyveli soda, atıştırmalık patlak mısır. Ve filmim (bu yaz için) Hadi İnşallah. *.*

Beni mimleyeni hatırlamıyorum ama ben  Kitaphane ve Kozmo Kitap'ı mimliyorum. Hadi bakalım sizin cevaplarınız ne olacak acaba. :)

Bu arada herkese açıktır. İsteyen alıp cevaplayabilir. :)


YAZ ETKİNLİĞİ


Yazın sonlarına gelsek de bu etkinliği görünce kaçırmayayım dedim.  Zaten üniversite işlerinden dolayı uzun zamandır bloga yazı giremiyorum! Bununla güzel bir başlangıç yapalım. Ne dersiniz? Hadi ilk soruya geçelim. ;)

1) Klasik bir soruyla başlayalım; senin için 3 kelimeyle yaz mevsimi neyi ifade ediyor?

Kitap, uyku, internet!

2) Yaz aylarında ne sıklıkla kitap okuyorsun?

Eskiden olsa 10 günde 9 kitap bitirebilirdim! Ama bu yaz 2-3 kitap anca okudum sanırım. Üniversite tercihleri, yerlerin açıklanması, kayıt, yurt derken kafam çok meşguldü. Eski formuma dönmem lazım. ^^

3) Yaz aylarına daha uygun olduğunu düşündüğün kitap türleri var mı?

Aslında yaza kışa göre kitap ayırmıyorum ama aşk süper giderdi sanırım. Şöyle sahil kasabasında geçen bir aşk romanına kim hayır demez?

4) Plajda kitap okuyanlardan mısın? Eğer öyleyse en son hangi kitabı okudun?

Plajda kitap okumam. Pek plaja gittiğim de söylenemez zaten. Sanırım bu yüzden. :D

5) Ve son sorumuz; senin için yaz mevsimi hangi renktir?

Pembee! En sevdiğim renklerden biridir. Kışım siyah, yazım pembe! Özellikle ton isterseniz de fuşya diyebilirim. ;) 

Evet benim cevaplarım bu kadar. Ya sizinki? İsteyen herkes cevaplayabilir! Hadi bakalım pamuk eller klavyeye. 
Özellikle kızlar size diyorum! Kitap Sahili ve Kitap Tiryakisi. Sizin cevaplarınız ne olacak bakalım. :)


KVBT 10. Tur 2. Gün | Sağdıç - Jennifer L.Armentrout | Alıntılar


Gamble Kardeşler serisi başlıyor! 
Madison Daniels çocukluğundan beri, ağabeyinin en iyi arkadaşı Chase'e âşıktı. Gamble kardeşlerin yakışıklı, dürüst, başarılı, komik… ve inanılmaz seksi Chase'ine. Büyük bir sorun vardı. Chase annesine korkunç günler yaşatan çapkın babası gibi biri olmaktan korktuğu için daima geçici ilişkiler yaşamayı tercih ediyordu. Madison'dan çok hoşlanmasına rağmen onu çoktan gözden çıkarmıştı.
Madison ve Chase, Madison'ın ağabeyi Mitch'in düğününde sağdıç ve nedime olarak bir araya geldiler... Romantik bir düğün, küçük bir yanlışlık ve bastırılmış tutkular… Olacaklara kim engel olabilirdi ki… 
LUX serisi, Kış Güneşi ve Saplantı'nın dünyaca ünlü yazarı Jennifer L. Armentrout'tan tutku dolu bir hikâye...
(Tanıtım Bülteninden) 
Seri Adı: Gamble Kardeşler
Seri Sırası:1
Yazar: Jennifer L. Armentrout
Tür: Romantik / Kurgu / Yabancı
Orijinal İsim: Tempting the Best Man
Sayfa sayısı: 168
Yayın Tarihi: Temmuz 2015
Goodreads Puanı: 3.75


10. turumuzdan herkese merhabalar! Tur kitabımız DEX Plus etiketiyle çıkan Jennifer L.Armentout'un yazdığı Gamble Kardeşler Serisi'nin ilk kitabı olan Sağdıç. 168 sayfacık olan kitabın tadı damağınızda kalıyor. Ama şunu söylemeliyim güzel saatler geçirip hoş bir kaçamak için gayet uygun bir kitap! Şiddetle önerilir. *.*

Uzun uzun yorum yapmak isterdim ama uzun yorumumu turun son günü paylaşacağım. O yüzden uzatmadan sizi birbirinden güzel alıntılarla baş başa bırakıyorum!

ALINTILAR

Maddie'ye bunu yapamazdı. O mükemmel bir kızdı.
Başını diğer tarafa çevirerek çaresizce bir karar vermeye çalıştı. "Senin için yeterince uzun tişörtlerim var." (Chase)
_______________
Chase, Madison'un yanından geçerek basamakları çıktı. Bir kez daha yüksek sesle küfredip kapıya vurunca Madison yüzünü buruşturdu.
Madison onu bir anda merdivenin tepesinde gördü. Ellerini beline koymuştu."Lütfen düşündüğüm şeyi söyleme. "
"İçeride kilitli kaldık."  (Madison)
_______________
Döndü ve gizlenecek lanet olası bir sandık bulmak için basamakları indi çünkü gözyaşları gözlerini yakıyordu ve ne kadar korkunç davrandığının farkındaydı.
Kendini rezil ediyordu. Yine.  (Madison)
_______________
Bir anda basamağın ortasındaydı ve sırtı duvara yaslanmıştı. Chase'in bedeni onunkine yakındı.
"Söyle bana," dedi Chase alçak ve derin bir sesle. "Senden hoşlanmıyor gibi miyim sence?" (Madison)
_______________
Madison yutkunmaya, nefes almaya çalıştı ama gözleri Chase'in gözleriyle karşılaştı. Bakışında acı bir yoğunluktan başka bir şey yoktu. Madison onun bakışında hapsolup yok oldu. (Madison)
_______________
"Beni çılgına çeviriyorsun,tamamen delirtiyorsun. Bunu biliyor musun? Bahse girerim biliyorsundur."
Beynindeki çığlık atan ve binlerce uyarı gönderen sesi susturan Madison, Chase'in omuzlarını sıkıca tuttu ve başını geriye atarak ona istediği yolu açtı. (Madison)
_______________
"Bu belki düzeni bozuk başka bir dünyada ağabeyim ve senin için uygun olsa bile, benim için asla olamaz."
Ve sonra Madison hayatında asla yapmadığı bir şey yaptı.
Chase'in yanağına bir tokat attı.  (Madison)
_______________
Ay yükselmiş ve solgun ışığı tahta kepenklerden içeri girmeye başlamıştı ki kapı açıldı. Chase'in ayak sesleri sessizliği bozdu.
"Maddie?"
Madison nefesini tutarak uyuma numarası yaptı. Tam bir yetişkin gibi.  (Madison)
_______________
Chase hafifçe gülümsedi ve göz göze geldiler. "Seni istiyorum."
Madison'un nefesi kesildi. Kalbi yeniden umutla çırpınmaya başladı. Chase'le hayat lunaparktaki hız trenlerine binmek gibiydi. Yukarı. Aşağı. Yukarı. Aşağı. (Madison)
_______________
Madison titrediğini fark edene kadar dolabın önünde durdu.
Chase onu terk etmişti.
Gerçekten terk etmişti.
...
Chase onu yerle bir etmişti.  (Madison)
_______________
Hissettiği keskin acı kalbini parçalıyordu. Derin bir nefes aldı ama sanki hiç nefes alamıyormuş gibiydi. Bacakları hareket ediyor ama onları hissetmiyormuş gibiydi.
Ne istediğine dikkat et.
Evet, dikkat etmesi gerekiyordu çünkü istediğini elde etmişti ve beş kiloluk bir ağırlık gibi midesine oturmuştu. (Chase)

DEX'in sayfasına ulaşmak için tık tık.
Facebook çekilişine ulaşmak için tık tık.




3 Haziran 2015 Çarşamba

KVBT 9. Tur 2. Gün | Başka Dilde Aşk - Mia Sheridan | Yazar Tanıtımı


New York Times, USA Today ve Wall Street Journal Çoksatan Romanı Başka Dilde Aşk, korkunç bir gecenin hatıralarına zincirlenmiş bir kadının ve sevgisiyle o zincirleri kırabilecek adamın hikâyesi. Geçmişin acı yüklü izlerini taşıyan sessiz bir adamın ve sesini bulmasına yardım edebilecek kadının hikâyesi. Acının, kaderin ve aşkın iyileştirici gücünün hikâyesi…
(Tanıtım Bülteninden)Orijinal Adı: Archer's Voice
Seri Adı: Sign of Love
Sayfa Sayısı: 392
Baskı Yılı: 2015
Dili: Türkçe
Yayınevi: Yabancı
Seri Sıralaması: 4
Toplam Kitap Sayısı: 4
Değerlendirme: 4.5/5


MIA SHERIDAN

Mia Sheridan,New York Times,USA Today ve Wall Street Journal çok satan yazarıdır.Onun tutkusu, birlikte olmaları kaderlerinde olan insanlar hakkında gerçek aşk hikayeleri yazmaktır. Mia Sheridan, eşi ile birlikte Cincinnati,Ohio'da yaşamaktadır. Onlar dünyada dört,cennette bir çocuğa sahiplerdir.

İletişim Bilgileri
www.miasheridan.com
@MSheridanAuthor

Yayınlanmış Kitapları
*Leo
*Leo's Chance
*Stinger
*Archer's Voice (Başka Dilde Aşk )
*Becoming Calder
*Finding Eden
*Kyland

Not: Mia gerçekten çok tatlı bir yazar. Öyle ki ne mesaj atsan cevap veriyor. İçtenlikle. Bu yüzden kendisine çok teşekkür ediyoruz. Thank you Mia.  ^^

Son olarak Mia Sheridan'ın Türk okuyucuları için bir mesajı var! ^^

“Bu kadar küçük bir hayal olarak başlayan şeyin, karakterlerimi dünyanın dört bir yanında götüren, çok sevdiğim kariyerime dönüşmesine inanmak benim için öylesine zor ki! Kitabımın özellikle Türkiye’de çıkmış olması beni mutlu etti ve onurlandırdı.
Hepinize ve her birinize kalbimin en derinlerinden gelen bir teşekkür ediyorum!

                     -Mia Sheridan."



2 Haziran 2015 Salı

KVBT 9. Tur 1. Gün | Başka Dilde Aşk - Mia Sheridan | Yorum + Çekiliş

New York Times, USA Today ve Wall Street Journal Çoksatan Romanı Başka Dilde Aşk, korkunç bir gecenin hatıralarına zincirlenmiş bir kadının ve sevgisiyle o zincirleri kırabilecek adamın hikâyesi. Geçmişin acı yüklü izlerini taşıyan sessiz bir adamın ve sesini bulmasına yardım edebilecek kadının hikâyesi. Acının, kaderin ve aşkın iyileştirici gücünün hikâyesi…
(Tanıtım Bülteninden)
Orijinal Adı: Archer's Voice
Seri Adı: Sign of Love
Sayfa Sayısı: 392
Baskı Yılı: 2015
Dili: Türkçe
Yayınevi: Yabancı
Seri Sıralaması: 4
Toplam Kitap Sayısı: 4
Değerlendirme: 4.5/5

Vampirler'in yeni turundan herkese merhabalar! Yeni turumuz bomba gibi! Yabancı Yayınları'ndan çıkan Başka Dilde Aşk. Yabancı Yayınları'na tur için teşekkürlerimi sunuyorum. Özellikle bitmek tükenmek bilmeyen sorularımızı yanıtladıkları için. :D İyi ki varsınız. :)

Şöyle bir nokta var ki kitabın turunu aldığımdaki mutluluk kitabı okuyunca beşe ona katlandı resmen. Zaten Yabancı Yayınları'nın kitaplarını seviyorum. Aralarına mükemmel bir tanesi daha eklendi.

Başka Dilde Aşk'a tek kelimeyle BA-YIL-DIM. Sanırım başka türlü tarif edemezdim. Her karakteri ayrı bir güzel, her satırı ayrı bir mutluluktu.

Archer... Sessizliğin arkasındaki en güzel sesti. Onun sesi her şeydi.

Archer'ı o kadar sevdim ki. Korkuları, masumluğu, tutkuları, sevgisi, yalnızlığı... onu o yapan her şey çok güzeldi. Özellikle Archer'ın ağzından anlatılan kısımları daha bir güzeldi. Onun iç dünyasından duygularını bire bir duymak çok hoştu.

Kitap Bree'nin her şeyden kaçıp küçük bir kasabada ev tutmasıyla başlıyor. Hayatını düzene sokmak istediği için bir işe giriyor ve Maggie ile tanışıyor. Maggie onun dert ortağı oluyor.

Bir gün marketten çıkarken elindeki torbalar yere saçılıyor ve bir adamın ayağının tam dibine düşüyor. Kapüşonlu, saçları uzun bu adamla sohbet etmek istese de adam onunla hiç konuşmadan gidiyor. Sonradan onu araştırdığında ise bir kaza geçirdiğini ve konuşamadığını öğreniyor. Ve hiç tanımadığı bu adam için üzgün hissediyor. Hatta biraz etkilenmiş. Ve asıl hikaye burada başlıyor. Kasabanın hiç umursamadığı hatta bazılarının deli dediği bu adama karşı kimsenin yapmadığını yapıyor. Onunla konuşuyor, ona insan olduğunu hatırlatıyor ve bu adama geri dönülemez biçimde aşık oluyor. Ve kendini Archer'ın sesinde kaybediyor.

Kitap gayet akıcıydı. Hatta LYS yüzünden gizli saklı okuduğumu itiraf ediyorum. Ders çalışmayıp gece 3'e kadar okuduğum da doğrudur. Pişman mıyım? Asla! Yine olsa yine okurum. Çünkü birçok kitaptan farklı bir şeyler vardı içinde. Hem konusu değişikti. Yani işaret diliyle anlaşan iki insanın arasındaki olağanüstü iletişim vardı kitapta. Bu konuyu çok sevdim. ( İşaret diline merak saldım bu kitap sayesinde. *.* ) İşlenişi de çok güzeldi. Hem de diyaloglar çok güzeldi.

Aslında karakterlerin hepsine tek tek değinmek istiyorum ama Archer varken diğerlerini gözüm görmedi pek. Çok sevdiğim karakterler vardı, çok da nefret ettiklerim. Ama Archer hepsini gölgeledi. Bree'ye olan hisleri, bakışları resmen kitaptan hissediliyordu. Bir an düşündüm...acaba beni böyle seven biri olsa ne yapardım diye, nasıl olurdu diye... Ne yalan söyleyeyim tahmin bile edemiyorum. Sanırım bir müzeye kilitlerdim, giriş çıkışları yasaklardım. :')

E bu kadar övdükten sonra 5 yıldızı hak etmiyor mu sizce de? 5 vermemin sebebi inanın en iyi puanın 5 olması. Siz onu 5 üzerinden 10 diye düşünün. Hak ediyor. ;)
a Rafflecopter giveaway